'bira' arÅŸivi
eÄŸer er kiÅŸi, kanayan parmağımı emdikten hemen sonra bir eliyle elimi tutmaya devam ederken, diÄŸer eli ile cebindeki paketten çıkarıp diÅŸleri ile parçaladığı sigaradan çiÄŸnediÄŸi tütünü kanıma bastırırsa… ben o erkeÄŸe aşık* olurum!*
ve eğer o, bu işlemi peşpeşe iki kere yaparsa, kendisini hayal dünyamda kocam ilan ederim edepsizce.*

gelir gelmez numb‘ı aradık. bize geldi, bira içtik, king oynadık. ertesi gün numb ve winmaker‘la birlikte patronumuz hafif uyku‘yu ziyaret ettik. bira ve xuxu içtik, hamburger yedik, pilli‘yi ziyaret ettik. çok eÄŸlendik. redstar bizi ekti. sonra eve dönerken manyak winmaker’ı dövdüm. sillypoet ile karşılaşıncaya dek ben çok sarhoÅŸ olmuÅŸtum, hayal meyal hatırlıyorum. runaway‘in telefonu ancak ÅŸarj halinde iken çalışıyormuÅŸ bu arada. telini ÅŸarjda yakalar yakalamaz bi plan yapıcaz :P justine hanım ile hafta içi bi gün buluÅŸacağız bi aksilik olmazsa ve sanırım o gün ikinci bir pilli toplantısı gibi bir ÅŸey olacak. belki o zamana kadar hafif uyku bey’in eÅŸi shane de istanbul’a dönmüş olur. o toplantıda winmaker’ı bir kez daha dövücem.
bay bums ile bu akÅŸam ya da yarın filan buluÅŸacağız. sui evlendi ama ziyaret edemedim onları! asymptot da haftasonu istanbul’a gelmeyi planlıyormuÅŸ. 029‘la telefonlaÅŸtık, bakalım ne zaman buluÅŸucaz. fünyeli, esta, begoodie, oky… bir sürü arkadaşımızla daha görüşmeyi istiyoruz. çok güzel :) bissürü biÅŸi… :::) yani bu yazımı bol bol editliycem. sonra da winmaker’ı bi kez daha dövücemmm.
edit:
fünyeli ile buluÅŸtuk, sahile indik, bi’ ÅŸeyler yedik. bi’ kaç gün içinde biz de onlara gidicez ki fallik osman‘a hesap sorabileyim.
029 ve oky ile hala görüşemedik. istanbul’a rem gelsin, istanbul rem’e gitsinnn!
edit 2:
ikinci toplantı da gerçekleÅŸti. bir sürü ÅŸey yedik, içtik. yavrum esta, ceremesini çekti… esta’yla evlenmek zorundayım :)
edit 3:
bir kaç gün önce asy ile buluştuk. bizi çiğ çiğ yemek isteyeceğini düşünmüştüm; sanırım yanılmışım.
bu akÅŸam için shane bizi pizzaya davet etti. winmaker’ı mutfaÄŸa kilitleyip, lost izliycez
edit 4: pizza partisinde win, justine ve merkez ekrem gider gitmez, havalara konfetiler attık ve hemen lost izlemeye başladık. 20. dakikada filan uyuyakalmışım. :)

hayat kötü bi’ alışkanlık gibi çünkü idame ettirebilmek için durmaksızın bir ÅŸeylere deÄŸiÅŸik miktarlarda bir takım dünyevi bedeller ödemek zorundasın. komik. bağımlılık sanki ve yemin ederim bu hiç hoÅŸuma gitmiyor. aklıma geldikçe ruhum daralıyor ve ben iÅŸte sırf bu nedenden dolayı kendi halimde yaşıyorum; boÅŸ zamanlarımı düşünerek, severek, hissederek, hayal kurarak ve uyuyarak deÄŸerlendiriyorum. o zaman dozaj kıvamını aÅŸmıyor, haha. bazı ÅŸeyler kendiliÄŸinden olsun, kendiliÄŸinden gelsin, kendiliÄŸinden gitsin; ben olduÄŸum yerde kalayım… olmaz mı sence?
:::)














